Monoteist Meali
Ant olsun ki, senden önce, birçok Resul'ü halklarına gönderdik. Onlara beyyinat[1] getirdiler. Ardından suçlulardan intikam aldık. Mü'min kimselere yardım etmek Biz'e hak oldu.
Dipnotlar
[1]
Kanıt içeren, açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
وَلَقَدْ
أَرْسَلْنَا
مِن
قَبْلِكَ
رُسُلًا
إِلَىٰ
قَوْمِهِمْ
فَجَآءُوهُم
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ
فَٱنتَقَمْنَا
مِنَ
ٱلَّذِينَ
أَجْرَمُوا۟ ۖ
وَكَانَ
حَقًّا
عَلَيْنَا
نَصْرُ
ٱلْمُؤْمِنِينَ
Ve lekad erselna min kablike rusulen ila kavmihim fe cauhum bil beyyinati fentekamna minellezine ecramu, ve kane hakkan aleyna nasrul mu'minin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | velekad | andolsun ki | - |
| 2 | erselna | biz gönderdik | رسل |
| 3 | min | - | |
| 4 | kablike | senden önce | قبل |
| 5 | rusulen | elçileri | رسل |
| 6 | ila | - | |
| 7 | kavmihim | kavimlerine | قوم |
| 8 | fe ca'uhum | onlara geldiler | جيا |
| 9 | bil-beyyinati | delillerle | بين |
| 10 | fentekamna | ve biz öc aldık | نقم |
| 11 | mine | -den | - |
| 12 | ellezine | kimseler- | - |
| 13 | ecramu | suç işleyen(ler) | جرم |
| 14 | ve kane | ve idi | كون |
| 15 | hakkan | borç | حقق |
| 16 | aleyna | üzerimize | - |
| 17 | nesru | yardım etmek | نصر |
| 18 | l-mu'minine | mü'minlere | امن |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Senden önce nice peygamberleri kendi toplumlarına göndermiştik. Onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Biz, sonunda suçlulardan öç aldık. İnananlara yardım etmeyi üzerimize almışızdır.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz senden önce onların toplumlarına elçiler göndermiştik de onlara apaçık belgeler (deliller) getirmişlerdi. (İnkar edip) günaha dalanlardan intikam almıştık.[1] Müminlere yardım etmek de üzerimize haktır[2] (borçtur).
Edip Yüksel
Senden önce elçileri halklarına apaçık delillerle gönderdik. Suç işleyenleri de cezalandırdık. Gerçeği onaylayanlara yardım etmek görevimizdir.
Süleymaniye Vakfı
Senden önce de nice elçileri kendi halklarına gönderdik; onlara açık belgelerle geldiler. Sonra suç işleyenlere hak ettikleri cezayı verdik[1]. İnanıp güvenenlere yardım etmek, boynumuza borçtur[2].
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, senden önce de elçileri kendi toplumlarına gönderdik. Onlara kesin kanıtlar getirdiler. Sonunda, hak ettikleri cezayı suçlulara verdik. Çünkü inananlara yardım etmek, üzerimizde bir yükümlülüktür.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu senden önce de kendi kavimlerine elçiler göndermiştik; ve onlara hakikatin apaçık delilleriyle gelmiştiler. En sonunda suç ve günahta direnen kimselere yaptıklarının acısını tattırdık: zaten inananlara yardım etmek üstlendiğimiz bir görevdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun biz, senden önce de resulleri toplumlarına gönderdik, onlara açık kanıtlar getirdiler. Nihayet, günah işleyenlerden öç aldık. İnananlara yardım etmek bizim üzerimizde bir haktı.
Ali Bulaç
Andolsun, biz senden önce kendi kavimlerine elçiler gönderdik de onlara apaçık belgeler getirdiler; böylece biz de suçlu günahkarlardan intikam aldık. İman edenlere yardım etmek ise, bizim üzerimizde bir haktır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, senden önce birçok peygamberleri kavimlerine gönderdik de onlara apaçık delillerle vardılar. Onun üzerine suç işleyenlerden intikam aldık. Mü'minlere yardım ise üzerimizde bir hak oldu.
Muhammed Esed
(Ey Muhammed,) senden önceki toplumlara da kendi içlerinden peygamberler göndermiştik ve onlar hakikatin her türlü kanıtını getirmişlerdi ve sonra (müminleri zafere ulaştırmak suretiyle,) (kasden) kötülük işleyenlerden öcümüzü almıştık, zaten inananlara yardım etmeyi üstümüzde bir sorumluluk olarak görmüştük.
Diyanet İşleri
Andolsun, senden önce biz nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Peygamberler onlara apaçık mucizeler getirdiler. Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. Mü'minlere yardım etmek ise üzerimizde bir haktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için senden evvel bir çok Resulleri kavmlerine gönderdik de onlara beyyinelerle vardılar, onun üzerine cürm işliyenlerden intikam aldık, mü'minlere ise nusrat uhdemizde bir hakk oldu
Süleyman Ateş
Andolsun ki, biz senden önce de elçileri kavimlerine gönderdik; onlara deliller getirdiler ve biz, (onları dinlemeyip) suç işleyenlerden öc aldık. (Elbette alırız, çünkü) mü'minlere yardım etmek, üzerimize borç idi.
Gültekin Onan
Andolsun, biz senden önce kendi kavimlerine elçiler gönderdik de onlara apaçık belgeler getirdiler; böylece biz de suçlu günahkarlardan intikam aldık. İnançlılara yardım etmek ise bizim üzerimizde bir haktır.
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz senden evvel kendi kavmlerine (nice) peygamberler göndermişizdir de onlara açık açık bürhanlar getirmişlerdir. Fakat (iman etmedikleri için) biz o günah işleyenlerden intikaam almışızdır. Mü'minlere yardım etmek ise üstümüzde bir hakdır.
İbni Kesir
Andolsun ki; senden önce Biz, nice peygamberleri kendi kavimlerine göndermişizdir de onlara açık deliller getirmişlerdir. Ama Biz, suç işleyenlerden öç aldık. Çünkü mü'minlere yardım etmek üstümüze bir haktır.
Şaban Piriş
Senden önce de nice peygamberleri toplumlarına göndermiştik de onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Suç işleyenlerin cezasını vermiştik. Müminlere yardım etmek borcumuzdur.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki, senden önce de kendi toplumlarına Rasuller irsal ettik de onlara açık deliller olarak geldiler. . . Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. . . İman edenlere yardım etmek hakkımızdır.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Senden önce elçileri halklarına apaçık delillerle gönderdik. Suç işleyenleri de cezalandırdık. İnananlara yardım etmek görevimizdir.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki, senden önce, birçok Resul'ü halklarına gönderdik. Onlara beyyinat[1] getirdiler. Ardından suçlulardan intikam aldık. Mü'min kimselere yardım etmek Biz'e hak oldu.
Progressive Muslims
And We have sent before you messengers to their people, so they came to them with clear proofs, then We took revenge on those who were criminals, and it is an obligation for Us to grant victory to the believers.
Sam Gerrans
(And We sent before thee messengers to their people, and they brought them clear signs; then We took vengeance on those who were lawbreakers; and it was binding upon Us to help the believers.)
Aisha Bewley
Before you We sent other Messengers to their people, and they too brought them the Clear Signs. We took revenge on those who did evil; and it is Our duty to help the muminun.
Rashad Khalifa
We have sent messengers before you to their people, with profound signs. Subsequently, we punished those who transgressed. It is our duty that we grant victory to the believers.
Edip-Layth
We have sent before you messengers to their people, so they came to them with clear proofs, then We took revenge on those who were criminals, and it is an obligation for Us to grant victory to those who acknowledge.
Monoteist Meali
Ant olsun ki, senden önce, birçok Resul'ü halklarına gönderdik. Onlara beyyinat[1] getirdiler. Ardından suçlulardan intikam aldık. Mü'min kimselere yardım etmek Biz'e hak oldu.
Dipnotlar
[1] Kanıt içeren, açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | velekad | andolsun ki | - |
| 2 | erselna | biz gönderdik | رسل |
| 3 | min | - | |
| 4 | kablike | senden önce | قبل |
| 5 | rusulen | elçileri | رسل |
| 6 | ila | - | |
| 7 | kavmihim | kavimlerine | قوم |
| 8 | fe ca'uhum | onlara geldiler | جيا |
| 9 | bil-beyyinati | delillerle | بين |
| 10 | fentekamna | ve biz öc aldık | نقم |
| 11 | mine | -den | - |
| 12 | ellezine | kimseler- | - |
| 13 | ecramu | suç işleyen(ler) | جرم |
| 14 | ve kane | ve idi | كون |
| 15 | hakkan | borç | حقق |
| 16 | aleyna | üzerimize | - |
| 17 | nesru | yardım etmek | نصر |
| 18 | l-mu'minine | mü'minlere | امن |
Bayraktar Bayraklı
Senden önce nice peygamberleri kendi toplumlarına göndermiştik. Onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Biz, sonunda suçlulardan öç aldık. İnananlara yardım etmeyi üzerimize almışızdır.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz senden önce onların toplumlarına elçiler göndermiştik de onlara apaçık belgeler (deliller) getirmişlerdi. (İnkar edip) günaha dalanlardan intikam almıştık.[1] Müminlere yardım etmek de üzerimize haktır[2] (borçtur).
Edip Yüksel
Senden önce elçileri halklarına apaçık delillerle gönderdik. Suç işleyenleri de cezalandırdık. Gerçeği onaylayanlara yardım etmek görevimizdir.
Süleymaniye Vakfı
Senden önce de nice elçileri kendi halklarına gönderdik; onlara açık belgelerle geldiler. Sonra suç işleyenlere hak ettikleri cezayı verdik[1]. İnanıp güvenenlere yardım etmek, boynumuza borçtur[2].
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, senden önce de elçileri kendi toplumlarına gönderdik. Onlara kesin kanıtlar getirdiler. Sonunda, hak ettikleri cezayı suçlulara verdik. Çünkü inananlara yardım etmek, üzerimizde bir yükümlülüktür.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu senden önce de kendi kavimlerine elçiler göndermiştik; ve onlara hakikatin apaçık delilleriyle gelmiştiler. En sonunda suç ve günahta direnen kimselere yaptıklarının acısını tattırdık: zaten inananlara yardım etmek üstlendiğimiz bir görevdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun biz, senden önce de resulleri toplumlarına gönderdik, onlara açık kanıtlar getirdiler. Nihayet, günah işleyenlerden öç aldık. İnananlara yardım etmek bizim üzerimizde bir haktı.
Ali Bulaç
Andolsun, biz senden önce kendi kavimlerine elçiler gönderdik de onlara apaçık belgeler getirdiler; böylece biz de suçlu günahkarlardan intikam aldık. İman edenlere yardım etmek ise, bizim üzerimizde bir haktır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, senden önce birçok peygamberleri kavimlerine gönderdik de onlara apaçık delillerle vardılar. Onun üzerine suç işleyenlerden intikam aldık. Mü'minlere yardım ise üzerimizde bir hak oldu.
Muhammed Esed
(Ey Muhammed,) senden önceki toplumlara da kendi içlerinden peygamberler göndermiştik ve onlar hakikatin her türlü kanıtını getirmişlerdi ve sonra (müminleri zafere ulaştırmak suretiyle,) (kasden) kötülük işleyenlerden öcümüzü almıştık, zaten inananlara yardım etmeyi üstümüzde bir sorumluluk olarak görmüştük.
Diyanet İşleri
Andolsun, senden önce biz nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Peygamberler onlara apaçık mucizeler getirdiler. Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. Mü'minlere yardım etmek ise üzerimizde bir haktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için senden evvel bir çok Resulleri kavmlerine gönderdik de onlara beyyinelerle vardılar, onun üzerine cürm işliyenlerden intikam aldık, mü'minlere ise nusrat uhdemizde bir hakk oldu
Süleyman Ateş
Andolsun ki, biz senden önce de elçileri kavimlerine gönderdik; onlara deliller getirdiler ve biz, (onları dinlemeyip) suç işleyenlerden öc aldık. (Elbette alırız, çünkü) mü'minlere yardım etmek, üzerimize borç idi.
Gültekin Onan
Andolsun, biz senden önce kendi kavimlerine elçiler gönderdik de onlara apaçık belgeler getirdiler; böylece biz de suçlu günahkarlardan intikam aldık. İnançlılara yardım etmek ise bizim üzerimizde bir haktır.
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz senden evvel kendi kavmlerine (nice) peygamberler göndermişizdir de onlara açık açık bürhanlar getirmişlerdir. Fakat (iman etmedikleri için) biz o günah işleyenlerden intikaam almışızdır. Mü'minlere yardım etmek ise üstümüzde bir hakdır.
İbni Kesir
Andolsun ki; senden önce Biz, nice peygamberleri kendi kavimlerine göndermişizdir de onlara açık deliller getirmişlerdir. Ama Biz, suç işleyenlerden öç aldık. Çünkü mü'minlere yardım etmek üstümüze bir haktır.
Şaban Piriş
Senden önce de nice peygamberleri toplumlarına göndermiştik de onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Suç işleyenlerin cezasını vermiştik. Müminlere yardım etmek borcumuzdur.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki, senden önce de kendi toplumlarına Rasuller irsal ettik de onlara açık deliller olarak geldiler. . . Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. . . İman edenlere yardım etmek hakkımızdır.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Senden önce elçileri halklarına apaçık delillerle gönderdik. Suç işleyenleri de cezalandırdık. İnananlara yardım etmek görevimizdir.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki, senden önce, birçok Resul'ü halklarına gönderdik. Onlara beyyinat[1] getirdiler. Ardından suçlulardan intikam aldık. Mü'min kimselere yardım etmek Biz'e hak oldu.
Progressive Muslims
And We have sent before you messengers to their people, so they came to them with clear proofs, then We took revenge on those who were criminals, and it is an obligation for Us to grant victory to the believers.
Sam Gerrans
(And We sent before thee messengers to their people, and they brought them clear signs; then We took vengeance on those who were lawbreakers; and it was binding upon Us to help the believers.)
Aisha Bewley
Before you We sent other Messengers to their people, and they too brought them the Clear Signs. We took revenge on those who did evil; and it is Our duty to help the muminun.
Rashad Khalifa
We have sent messengers before you to their people, with profound signs. Subsequently, we punished those who transgressed. It is our duty that we grant victory to the believers.
Edip-Layth
We have sent before you messengers to their people, so they came to them with clear proofs, then We took revenge on those who were criminals, and it is an obligation for Us to grant victory to those who acknowledge.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.