Monoteist Meali
Sonra, onu ve yurdunu yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek bir taraftar da olmadı. Yardım edilenlerden de olmadı.
فَخَسَفْنَا
بِهِۦ
وَبِدَارِهِ
ٱلْأَرْضَ
فَمَا
كَانَ
لَهُۥ
مِن
فِئَةٍۢ
يَنصُرُونَهُۥ
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
وَمَا
كَانَ
مِنَ
ٱلْمُنتَصِرِينَ
Fe hasefna bihi ve bidarihil arda fe ma kane lehu min fietin yensurunehu min dunillahi ve ma kane minel muntasırin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | fehasefna | nihayet batırdık | خسف |
| 2 | bihi | onu | - |
| 3 | ve bidarihi | ve evini barkını | دور |
| 4 | l-erde | yere | ارض |
| 5 | fema | - | |
| 6 | kane | olmadı | كون |
| 7 | lehu | onun | - |
| 8 | min | hiçbir | - |
| 9 | fietin | topluluğu | فاي |
| 10 | yensurunehu | ona yardım edecek | نصر |
| 11 | min | - | |
| 12 | duni | karşı | دون |
| 13 | llahi | Allah’a | - |
| 14 | ve ma | ve | - |
| 15 | kane | değildi | كون |
| 16 | mine | -dan | - |
| 17 | l-muntesirine | kendini kurtaranlar- | نصر |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı ona yardım edebilecek yandaşları da yoktu; o, kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Mehmet Okuyan
Sonunda biz onu da evini de yerin dibine geçirmiştik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek grubu (kimsesi) de yoktu; kendini kurtarabileceklerden de değildi.
Edip Yüksel
Onu eviyle birlikte yerin dibine geçirdik. ALLAH'ın dışında kendisine yardım edecek bir bölüğü yoktu; kazananlardan olmadı.
Süleymaniye Vakfı
Sonra onu da konağını da yerin dibine geçirdik[1]. Allah'tan başka yardım edecek kimsesi olmadı. Kendi kendine de bir şey yapamadı.
Ali Rıza Safa
Sonunda, onu ve konağını yerin dibine geçirdik. Artık, Allah'ın karşısında ona yardım edebilecek yardakçıları yoktu; kendisi de kendisine yardım edemedi.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet (Karun'u) da, onun evini barkını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'tan başka hiç kimse onun yardımına yetişemezdi: (ama ona Allah da yardım etmedi), zira yardımı hak edenlerden değildi.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet, Karun'u da sarayını da yere geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek yandaşları da yoktu. Kendi kendisine yardım edebileceklerden de değildi.
Ali Bulaç
Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken Biz onu, hem de sarayı ile birlikte yerin dibine geçirdik. O zaman Allah'a karşı yardımına gelecek taraftarları da olmadı kendisini kurtaracaklardan da değildi.
Muhammed Esed
Ve sonunda onu da, evini barkını da yere batırdık: öyle ki, Allah'a karşı hiçbir şey, hiç kimse onun yardımına yetişmedi; pek tabii, kendi kendine yardım edebilecek durumda da değildi.
Diyanet İşleri
Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah'a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken biz onu hem de sarayı ile yere geçiriverdik o vakıt Allaha karşı yardımına gelecek tarafdarları da olmadı, kendini kurtaracaklardan da değildi
Süleyman Ateş
Nihayet onu da, evini barkını da yere batırdık. Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Kendi kendini (savunup) kurtaranlardan da değildi.
Gültekin Onan
Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece Tanrı'ya karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Hasan Basri Çantay
Nihayet biz onu da, sarayını da yere geçiriverdik. Artık Allaha karşı kendisine yardım edecek hiçbir cemaati da yokdu onun. Bizzat kendisini müdafaa edebileceklerden de değildi o.
İbni Kesir
Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edebilecek kimsesi de yoktu. Bizzat kendisini koruyabileceklerden de değildi.
Şaban Piriş
Karun'u da, sarayını da yerin dibine geçirdik. O'na, Allah'a karşı yardım edecek kimse de yoktu. Kendi kendini de kurtaramadı.
Ahmed Hulusi
Nihayet onu (Karun'u) da onun mekanını da yerin dibine geçirdik! Allah dununda ona yardım edecek birileri de yoktu. . . O kendini kurtaranlardan olmadı!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onu eviyle birlikte yerin dibine geçirdik. ALLAH'ın dışında kendisine yardım edecek bir bölüğü yoktu; kazananlardan olmadı.
Erhan Aktaş
Sonra, onu ve yurdunu yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek bir taraftar da olmadı. Yardım edilenlerden de olmadı.
Progressive Muslims
We then caused the Earth to swallow him and his mansion. He had no group that could protect him against God; nor would he be victorious.
Sam Gerrans
(Then We caused the earth to swallow him and his abode. And there was for him no band to help him besides God; and he was not of those who help themselves.
Aisha Bewley
We caused the earth to swallow up both him and his house. There was no group to come to his aid, besides Allah, and he was not someone who is helped.
Rashad Khalifa
We then caused the earth to swallow him and his mansion. No army could have helped him against GOD; he was not destined to be a winner.
Edip-Layth
We then caused the earth to swallow him and his mansion. He had no group that could protect him against God; nor would he be victorious.
Monoteist Meali
Sonra, onu ve yurdunu yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek bir taraftar da olmadı. Yardım edilenlerden de olmadı.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | fehasefna | nihayet batırdık | خسف |
| 2 | bihi | onu | - |
| 3 | ve bidarihi | ve evini barkını | دور |
| 4 | l-erde | yere | ارض |
| 5 | fema | - | |
| 6 | kane | olmadı | كون |
| 7 | lehu | onun | - |
| 8 | min | hiçbir | - |
| 9 | fietin | topluluğu | فاي |
| 10 | yensurunehu | ona yardım edecek | نصر |
| 11 | min | - | |
| 12 | duni | karşı | دون |
| 13 | llahi | Allah’a | - |
| 14 | ve ma | ve | - |
| 15 | kane | değildi | كون |
| 16 | mine | -dan | - |
| 17 | l-muntesirine | kendini kurtaranlar- | نصر |
Bayraktar Bayraklı
Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı ona yardım edebilecek yandaşları da yoktu; o, kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Mehmet Okuyan
Sonunda biz onu da evini de yerin dibine geçirmiştik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek grubu (kimsesi) de yoktu; kendini kurtarabileceklerden de değildi.
Edip Yüksel
Onu eviyle birlikte yerin dibine geçirdik. ALLAH'ın dışında kendisine yardım edecek bir bölüğü yoktu; kazananlardan olmadı.
Süleymaniye Vakfı
Sonra onu da konağını da yerin dibine geçirdik[1]. Allah'tan başka yardım edecek kimsesi olmadı. Kendi kendine de bir şey yapamadı.
Ali Rıza Safa
Sonunda, onu ve konağını yerin dibine geçirdik. Artık, Allah'ın karşısında ona yardım edebilecek yardakçıları yoktu; kendisi de kendisine yardım edemedi.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet (Karun'u) da, onun evini barkını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'tan başka hiç kimse onun yardımına yetişemezdi: (ama ona Allah da yardım etmedi), zira yardımı hak edenlerden değildi.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet, Karun'u da sarayını da yere geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek yandaşları da yoktu. Kendi kendisine yardım edebileceklerden de değildi.
Ali Bulaç
Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken Biz onu, hem de sarayı ile birlikte yerin dibine geçirdik. O zaman Allah'a karşı yardımına gelecek taraftarları da olmadı kendisini kurtaracaklardan da değildi.
Muhammed Esed
Ve sonunda onu da, evini barkını da yere batırdık: öyle ki, Allah'a karşı hiçbir şey, hiç kimse onun yardımına yetişmedi; pek tabii, kendi kendine yardım edebilecek durumda da değildi.
Diyanet İşleri
Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah'a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken biz onu hem de sarayı ile yere geçiriverdik o vakıt Allaha karşı yardımına gelecek tarafdarları da olmadı, kendini kurtaracaklardan da değildi
Süleyman Ateş
Nihayet onu da, evini barkını da yere batırdık. Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Kendi kendini (savunup) kurtaranlardan da değildi.
Gültekin Onan
Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece Tanrı'ya karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Hasan Basri Çantay
Nihayet biz onu da, sarayını da yere geçiriverdik. Artık Allaha karşı kendisine yardım edecek hiçbir cemaati da yokdu onun. Bizzat kendisini müdafaa edebileceklerden de değildi o.
İbni Kesir
Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edebilecek kimsesi de yoktu. Bizzat kendisini koruyabileceklerden de değildi.
Şaban Piriş
Karun'u da, sarayını da yerin dibine geçirdik. O'na, Allah'a karşı yardım edecek kimse de yoktu. Kendi kendini de kurtaramadı.
Ahmed Hulusi
Nihayet onu (Karun'u) da onun mekanını da yerin dibine geçirdik! Allah dununda ona yardım edecek birileri de yoktu. . . O kendini kurtaranlardan olmadı!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onu eviyle birlikte yerin dibine geçirdik. ALLAH'ın dışında kendisine yardım edecek bir bölüğü yoktu; kazananlardan olmadı.
Erhan Aktaş
Sonra, onu ve yurdunu yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek bir taraftar da olmadı. Yardım edilenlerden de olmadı.
Progressive Muslims
We then caused the Earth to swallow him and his mansion. He had no group that could protect him against God; nor would he be victorious.
Sam Gerrans
(Then We caused the earth to swallow him and his abode. And there was for him no band to help him besides God; and he was not of those who help themselves.
Aisha Bewley
We caused the earth to swallow up both him and his house. There was no group to come to his aid, besides Allah, and he was not someone who is helped.
Rashad Khalifa
We then caused the earth to swallow him and his mansion. No army could have helped him against GOD; he was not destined to be a winner.
Edip-Layth
We then caused the earth to swallow him and his mansion. He had no group that could protect him against God; nor would he be victorious.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.