Monoteist Meali
Artık onu aşmaya ve yarıp geçmeye güç yetiremediler.
Femestau en yazheruhu ve mestetau lehu nakba.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Ye'cüc ve Me'cüc onu ne aşmaya ne de onda bir delik açmaya güç yetirebildiler.
Mehmet Okuyan
(Artık Ye'cûc ve Me'cûc) o (seddi) ne aşabilmiş ne de onu delebilmişlerdi.
Edip Yüksel
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Süleymaniye Vakfı
(Set tamamlanınca) artık Yecüc ile Mecüc'ün onun üstüne çıkmaya da delip geçmeye de güçleri yetmedi.
Ali Rıza Safa
Artık, onu ne aşabildiler ne de delebildiler.
Mustafa İslamoğlu
Evet, artık onların (düşmanları) ne onu aşabilirlerdi, ne de onda bir delik ve gedik açabilirlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Artık onu ne aşabildiler ne delebildiler.
Ali Bulaç
Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Artık ne onu aşabildiler, ne de delebildiler.
Muhammed Esed
Ve böylece (set inşa edilmiş oldu, öyle ki) artık onların düşmanları ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.
Diyanet İşleri
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık onu ne aşabilirler ne de delebilirler
Süleyman Ateş
Artık (Ye'cuc Me'cuc) onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Gültekin Onan
Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.
Hasan Basri Çantay
Artık onu aşmıya da güc yetiremediler, onu delmiye de muktedir olamadılar.
İbni Kesir
Onlar; artık onu, ne aşabildiler, ne de delip geçebildiler.
Şaban Piriş
Artık, seddi aşmaya güçleri yetmedi ve delip geçmediler.
Ahmed Hulusi
Artık onu, ne aşmaya muktedir olabildiler ve ne de delebildiler!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Erhan Aktaş
Artık onu aşmaya ve yarıp geçmeye güç yetiremediler.
Progressive Muslims
So they could not come over it, and they could not make a hole in it.
Sam Gerrans
And they could not pass over it, and they could not pierce it.
Aisha Bewley
They were, therefore, unable to climb over it nor were they able to make a breach in it.
Rashad Khalifa
Thus, they could not climb it, nor could they bore holes in it.
Edip-Layth
So they could not come over it, and they could not make a hole in it.
Monoteist Meali
Artık onu aşmaya ve yarıp geçmeye güç yetiremediler.
Bayraktar Bayraklı
Ye'cüc ve Me'cüc onu ne aşmaya ne de onda bir delik açmaya güç yetirebildiler.
Mehmet Okuyan
(Artık Ye'cûc ve Me'cûc) o (seddi) ne aşabilmiş ne de onu delebilmişlerdi.
Edip Yüksel
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Süleymaniye Vakfı
(Set tamamlanınca) artık Yecüc ile Mecüc'ün onun üstüne çıkmaya da delip geçmeye de güçleri yetmedi.
Ali Rıza Safa
Artık, onu ne aşabildiler ne de delebildiler.
Mustafa İslamoğlu
Evet, artık onların (düşmanları) ne onu aşabilirlerdi, ne de onda bir delik ve gedik açabilirlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Artık onu ne aşabildiler ne delebildiler.
Ali Bulaç
Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Artık ne onu aşabildiler, ne de delebildiler.
Muhammed Esed
Ve böylece (set inşa edilmiş oldu, öyle ki) artık onların düşmanları ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.
Diyanet İşleri
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık onu ne aşabilirler ne de delebilirler
Süleyman Ateş
Artık (Ye'cuc Me'cuc) onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Gültekin Onan
Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.
Hasan Basri Çantay
Artık onu aşmıya da güc yetiremediler, onu delmiye de muktedir olamadılar.
İbni Kesir
Onlar; artık onu, ne aşabildiler, ne de delip geçebildiler.
Şaban Piriş
Artık, seddi aşmaya güçleri yetmedi ve delip geçmediler.
Ahmed Hulusi
Artık onu, ne aşmaya muktedir olabildiler ve ne de delebildiler!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Erhan Aktaş
Artık onu aşmaya ve yarıp geçmeye güç yetiremediler.
Progressive Muslims
So they could not come over it, and they could not make a hole in it.
Sam Gerrans
And they could not pass over it, and they could not pierce it.
Aisha Bewley
They were, therefore, unable to climb over it nor were they able to make a breach in it.
Rashad Khalifa
Thus, they could not climb it, nor could they bore holes in it.
Edip-Layth
So they could not come over it, and they could not make a hole in it.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.