Monoteist Meali
Biz, sana onların hikayesini bütün gerçekliği ile anlatıyoruz. Onlar Rabb'lerine iman eden gençlerdi. Biz de onlara hidayeti[1] arttırdık.
Dipnotlar
[1]
Doğru yola yönelme bilinçlerini.
نَّحْنُ
نَقُصُّ
عَلَيْكَ
نَبَأَهُم
بِٱلْحَقِّ ۚ
إِنَّهُمْ
فِتْيَةٌ
ءَامَنُوا۟
بِرَبِّهِمْ
وَزِدْنَـٰهُمْ
هُدًۭى
Nahnu nakussu aleyke nebeehum bil hakk, innehum fityetun amenu bi rabbihim ve zidnahum huda.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | nehnu | biz | - |
| 2 | nekussu | anlatıyoruz | قصص |
| 3 | aleyke | sana | - |
| 4 | nebeehum | onların haberlerini | نبا |
| 5 | bil-hakki | gerçek olarak | حقق |
| 6 | innehum | muhakkak onlar | - |
| 7 | fityetun | gençlerdi | فتي |
| 8 | amenu | inanmış | امن |
| 9 | birabbihim | Rablerine | ربب |
| 10 | ve zidnahum | biz de onların artırmıştık | زيد |
| 11 | huden | hidayetlerini | هدي |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Biz sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz. Gerçekten onlar, Rabblerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetini arttırdık.
Mehmet Okuyan
Biz sana onların haberini bir amaç için anlatıyoruz. Şüphesiz ki onlar, Rablerine inanıp güvenmiş gençlerdi. Biz de onların hidayetini artırmıştık.[1]
Edip Yüksel
Onların haberini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Efendi'lerini onaylamış gençlerdi. Onların hidayetini arttırmıştık.
Süleymaniye Vakfı
Sana onların haberini gerçekleri içerir bir şekilde tüm ayrıntısıyla anlatıyoruz: Onlar, Rablerine inanıp güvenmiş birkaç gençti. Biz de onların hidayetini artırmıştık.[1]
Ali Rıza Safa
Onların haberlerini, gerçek olarak sana anlatacağız. Onlar, Efendilerine gerçekten inanmış gençlerdi. Onları, doğru yolda güçlendirdik.
Mustafa İslamoğlu
Sana onların haberini, sahih bir amaca uygun olarak Biz aktaracağız: Şu bir gerçek ki, onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi; ve Biz de onların doğru yolda olma bilincini artırmış
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onların haberlerini sana doğru bir şekilde anlatacağız. Şu bir gerçek ki onlar, Rablerine iman etmiş bir yiğitler grubuydu. Ve biz de onların hidayetini artırdık.
Ali Bulaç
Biz sana onların haberlerini bir gerçek (olay) olarak aktarıyoruz. Gerçekten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi ve biz de onların hidayetlerini arttırmıştık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz sana onların kıssalarını doğru olarak naklediyoruz: Hakikaten bunlar, Rablerine iman eden birkaç genç yiğitti; Biz de hidayetlerini artırdık.
Muhammed Esed
(Şimdi) onların kıssasını bütün gerçeğiyle sana anlatacağız. Onlar gerçekten de Rablerine yürekten inanan gençlerdi; ve biz de kendilerini doğru yolda derin bir bilinç ve duyarlıkla güçlendirmiş,
Diyanet İşleri
Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz sana onların kıssalarını doğru olarak naklediyoruz: hakıkat bunlar, bir kaç genç yiğit rablarına iyman ettiler, biz de hidayetlerini artırdık ve kalblerine rabıta verdik
Süleyman Ateş
Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.
Gültekin Onan
Biz sana onların haberlerini bir gerçek (olay) olarak aktarıyoruz. Gerçekten onlar rablerine inanmış gençlerdi ve biz de onların hidayetlerini arttırmıştık.
Hasan Basri Çantay
(Şimdi) sana onların kıssasını, hakıykatı vech ile, anlatalım: Doğrusu onlar Rablerine iman eden gene yeğitlerdi. Biz de onların hidayetini artırmışdık.
İbni Kesir
Sana; onların kıssalarını gerçek olarak anlatalım: Doğrusu onlar; Rabblarına inanmış, genç yiğitlerdi. Biz de onların hidayetini artırmıştık.
Şaban Piriş
Biz sana onların haberlerini doğru olarak anlatıyoruz. Onlar, Rab'lerine iman etmiş gençlerdi. Biz onların hidayetini artırmıştık.
Ahmed Hulusi
(Rasulüm) Onların haberlerini Hak olarak sana hikaye ediyoruz. . . Muhakkak ki onlar Rablerine (Bi-Rabbihim = hakikatleri olan şuurlarında olarak) iman etmiş delikanlılardı. . . Biz de onların hakikatlerini yaşamalarını kuvvetlendirdik.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onların haberini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Rab'lerine inanmış gençlerdi. Onların hidayetini arttırmıştık.
Erhan Aktaş
Biz, sana onların hikayesini bütün gerçekliği ile anlatıyoruz. Onlar Rabb'lerine iman eden gençlerdi. Biz de onlara hidayeti[1] arttırdık.
Progressive Muslims
We narrate to you their news with truth. They were youths who believed in their Lord, and We increased them in guidance.
Sam Gerrans
We relate to thee their report with the truth: — they were young men who believed in their Lord, and We increased them in guidance,
Aisha Bewley
We will relate their story to you with truth. They were young men who had iman in their Lord and We increased them in guidance.
Rashad Khalifa
We narrate to you their history, truthfully. They were youths who believed in their Lord, and we increased their guidance.
Edip-Layth
We narrate to you their news with truth. They were youths who acknowledged their Lord, and We increased them in guidance.
Monoteist Meali
Biz, sana onların hikayesini bütün gerçekliği ile anlatıyoruz. Onlar Rabb'lerine iman eden gençlerdi. Biz de onlara hidayeti[1] arttırdık.
Dipnotlar
[1] Doğru yola yönelme bilinçlerini.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | nehnu | biz | - |
| 2 | nekussu | anlatıyoruz | قصص |
| 3 | aleyke | sana | - |
| 4 | nebeehum | onların haberlerini | نبا |
| 5 | bil-hakki | gerçek olarak | حقق |
| 6 | innehum | muhakkak onlar | - |
| 7 | fityetun | gençlerdi | فتي |
| 8 | amenu | inanmış | امن |
| 9 | birabbihim | Rablerine | ربب |
| 10 | ve zidnahum | biz de onların artırmıştık | زيد |
| 11 | huden | hidayetlerini | هدي |
Bayraktar Bayraklı
Biz sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz. Gerçekten onlar, Rabblerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetini arttırdık.
Mehmet Okuyan
Biz sana onların haberini bir amaç için anlatıyoruz. Şüphesiz ki onlar, Rablerine inanıp güvenmiş gençlerdi. Biz de onların hidayetini artırmıştık.[1]
Edip Yüksel
Onların haberini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Efendi'lerini onaylamış gençlerdi. Onların hidayetini arttırmıştık.
Süleymaniye Vakfı
Sana onların haberini gerçekleri içerir bir şekilde tüm ayrıntısıyla anlatıyoruz: Onlar, Rablerine inanıp güvenmiş birkaç gençti. Biz de onların hidayetini artırmıştık.[1]
Ali Rıza Safa
Onların haberlerini, gerçek olarak sana anlatacağız. Onlar, Efendilerine gerçekten inanmış gençlerdi. Onları, doğru yolda güçlendirdik.
Mustafa İslamoğlu
Sana onların haberini, sahih bir amaca uygun olarak Biz aktaracağız: Şu bir gerçek ki, onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi; ve Biz de onların doğru yolda olma bilincini artırmış
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onların haberlerini sana doğru bir şekilde anlatacağız. Şu bir gerçek ki onlar, Rablerine iman etmiş bir yiğitler grubuydu. Ve biz de onların hidayetini artırdık.
Ali Bulaç
Biz sana onların haberlerini bir gerçek (olay) olarak aktarıyoruz. Gerçekten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi ve biz de onların hidayetlerini arttırmıştık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz sana onların kıssalarını doğru olarak naklediyoruz: Hakikaten bunlar, Rablerine iman eden birkaç genç yiğitti; Biz de hidayetlerini artırdık.
Muhammed Esed
(Şimdi) onların kıssasını bütün gerçeğiyle sana anlatacağız. Onlar gerçekten de Rablerine yürekten inanan gençlerdi; ve biz de kendilerini doğru yolda derin bir bilinç ve duyarlıkla güçlendirmiş,
Diyanet İşleri
Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz sana onların kıssalarını doğru olarak naklediyoruz: hakıkat bunlar, bir kaç genç yiğit rablarına iyman ettiler, biz de hidayetlerini artırdık ve kalblerine rabıta verdik
Süleyman Ateş
Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.
Gültekin Onan
Biz sana onların haberlerini bir gerçek (olay) olarak aktarıyoruz. Gerçekten onlar rablerine inanmış gençlerdi ve biz de onların hidayetlerini arttırmıştık.
Hasan Basri Çantay
(Şimdi) sana onların kıssasını, hakıykatı vech ile, anlatalım: Doğrusu onlar Rablerine iman eden gene yeğitlerdi. Biz de onların hidayetini artırmışdık.
İbni Kesir
Sana; onların kıssalarını gerçek olarak anlatalım: Doğrusu onlar; Rabblarına inanmış, genç yiğitlerdi. Biz de onların hidayetini artırmıştık.
Şaban Piriş
Biz sana onların haberlerini doğru olarak anlatıyoruz. Onlar, Rab'lerine iman etmiş gençlerdi. Biz onların hidayetini artırmıştık.
Ahmed Hulusi
(Rasulüm) Onların haberlerini Hak olarak sana hikaye ediyoruz. . . Muhakkak ki onlar Rablerine (Bi-Rabbihim = hakikatleri olan şuurlarında olarak) iman etmiş delikanlılardı. . . Biz de onların hakikatlerini yaşamalarını kuvvetlendirdik.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onların haberini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Rab'lerine inanmış gençlerdi. Onların hidayetini arttırmıştık.
Erhan Aktaş
Biz, sana onların hikayesini bütün gerçekliği ile anlatıyoruz. Onlar Rabb'lerine iman eden gençlerdi. Biz de onlara hidayeti[1] arttırdık.
Progressive Muslims
We narrate to you their news with truth. They were youths who believed in their Lord, and We increased them in guidance.
Sam Gerrans
We relate to thee their report with the truth: — they were young men who believed in their Lord, and We increased them in guidance,
Aisha Bewley
We will relate their story to you with truth. They were young men who had iman in their Lord and We increased them in guidance.
Rashad Khalifa
We narrate to you their history, truthfully. They were youths who believed in their Lord, and we increased their guidance.
Edip-Layth
We narrate to you their news with truth. They were youths who acknowledged their Lord, and We increased them in guidance.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.