17. İsrâ suresi, 48. ayet

Unzur keyfe darabu lekel emsale fe dallu fe la yestetiune sebila.
Monoteist Meali
Seni neye benzettiklerine[1] bir bak! Bu yüzden sapkınlaştılar. Artık, bir daha doğru yolu bulamazlar.
Dipnotlar
[1] Mecnun, kahin, sihirbaz, şair vs.
# Kelime Anlam Kök
1 unzur bak نظر
2 keyfe nasıl كيف
3 derabu misaller verdiler ضرب
4 leke sana -
5 l-emsale bezetmelerle مثل
6 fedellu şaştılar ضلل
7 fela artık bir daha -
8 yestetiune bulamazlar طوع
9 sebilen yolu سبل
Bayraktar Bayraklı
Baksana, senin için ne türlü benzetmeyi yaptılar! Bu yüzden öylesine saptılar ki, artık doğru yolu bulamayacaklardır.
Mehmet Okuyan
Baksana; senin için ne türlü benzetmeler yapıp saptılar; (doğru) yolu bulamazlar.
Edip Yüksel
Dikkat et, seni nasıl da tanımlayarak sapıyorlar ve artık bir daha yol bulamazlar.
Süleymaniye Vakfı
Baksana, seninle ilgili nasıl benzetmeler yapıyorlar![1] Onlar bu şekilde saptılar, artık yola gelemezler.
Ali Rıza Safa
Senin için nasıl yakıştırmalar yapıyorlar bak? Böylece yoldan çıktılar ve artık bir yol bulamazlar.
Mustafa İslamoğlu
Şunların seni neye benzettiklerine bir bak hele! Ve sonuçta öyle bir sapıtıyorlar ki, bir daha doğru yolu bulacak (muhakeme) gücünü asla kendilerinde bulamıyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bak nasıl örnekler verdiler sana, nasıl sapıttılar. Artık hiçbir yola varamazlar.
Ali Bulaç
Sana nasıl örnekler vererek saptıklarına bir bak, artık onların bir yola güçleri yetmemektedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bak seni nelerle mukayese ettiler de nasıl sapıklığa düştüler, onun için bir yol bulmaya da güçleri yok.
Muhammed Esed
Seni benzettikleri şeye bak (ey Peygamber!) Bir kere yoldan çıkmış bunlar ve bu yüzden (hakka çıkan) bir yol da bulacak durumda değiller artık!
Diyanet İşleri
Bak, senin için ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık (doğru) yolu bulamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bak seni nelere kıyas ettiler de nasıl dalalete düştüler, onun için bir yol bulmağa tab-ü tüvanları yok
Süleyman Ateş
Bak, nasıl misaller verdiler (seni şa'ire, büyücüye, kahine ve mecnuna benzettiler) de şaştılar. Artık bir daha yolu bulamazlar.
Gültekin Onan
Sana nasıl örnekler vererek saptıklarına bir bak, artık onların bir yola güçleri yetmemektedir.
Hasan Basri Çantay
Bak, sana nasıl misaller getirib sapdılar. Artık onlar bir yol (bulmıy) a güc yetiremiyeceklerdir.
İbni Kesir
Bak, sana nasıl misaller veriyorlar. Bunun için dalalete düşmüşlerdir. Ve bir daha yol bulamamaktadırlar.
Şaban Piriş
Sana nasıl örnek verdiklerine bir bak! Bu sebeple onlar sapıtmışlardır. Artık yol da bulamazlar.
Ahmed Hulusi
Bak senin için nasıl benzetmeler yaptılar da bu sebeple saptılar! Artık (Hakikate götüren) bir yol bulamazlar!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Dikkat et, seni nasıl da tanımlayarak sapıyorlar ve artık bir daha yol bulamazlar
Erhan Aktaş
Seni neye benzettiklerine[1] bir bak! Bu yüzden sapkınlaştılar. Artık, bir daha doğru yolu bulamazlar.
Progressive Muslims
See how they cite the examples for you. They have gone astray, and cannot come to the path.
Sam Gerrans
See thou how they strike similitudes for thee; then have they strayed and are not able to find a path.
Aisha Bewley
Look how they make likenesses of you and go astray. They are unable to find their way.
Rashad Khalifa
Note how they describe you, and how this causes them to stray off the path.
Edip-Layth
See how they cite the examples for you. They have gone astray, and cannot come to the path.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.