14. İbrâhîm suresi, 37. ayet

Rabbena inni eskentu min zurriyyeti bi vadin gayri zi zer'ın inde beytilkel muharremi rabbena li yukimus salate fec'al ef'ideten minen nasi tehvi ileyhim verzukhum mines semerati leallehum yeşkurun.
Monoteist Meali
"Rabb'imiz! Gerçekten ben, neslimden bir kısmını sahipsiz, ekine elverişli olmayan vadiye; Beyt-i Haram'ın[1] yanına yerleştirdim; Rabb'imiz! Salatı ikame etsinler[2]. İnsanlardan bir kısmının gönlünü onlara yönelt. Ve onları kimi ürünlerle rızıklandır. Umulur ki onlar şükrederler."
Dipnotlar
[1] Kutsal Ev'in, Kabe'nin.
[2] Şirkten arınmış tevhidi bir bilinçle Allah'a yönelsinler; ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna iman etsinler.
# Kelime Anlam Kök
1 rabbena Rabbimiz ربب
2 inni ben -
3 eskentu yerleştirdim سكن
4 min (bazısını) -
5 zurriyeti çocuklarımdan ذرر
6 bivadin bir vadiye ودي
7 gayri olmayan غير
8 zi sahibi -
9 zer'in ekin زرع
10 inde yanında عند
11 beytike senin evinin بيت
12 l-muharrami mukaddes حرم
13 rabbena Rabbimiz ربب
14 liyukimu ayakta tutsunlar diye قوم
15 s-salate salatı صلو
16 fec'al artık kıl جعل
17 ef'ideten gönüllerini فاد
18 mine birtakım -
19 n-nasi insanların نوس
20 tehvi meylettir هوي
21 ileyhim onlara -
22 verzukhum ve onları rızıklandır رزق
23 mine (çeşitli) -
24 s-semerati meyvalarla ثمر
25 leallehum umulur ki -
26 yeşkurune şükrederler شكر
Bayraktar Bayraklı
"Ey Rabbimiz!Ben çocuklarımdan bazısını ekilebilir toprağı olmayan vadiye, senin Kutsal Ev'inin yakınına yerleştirdim. Ey Rabbimiz!Namazı dosdoğru kılsınlar diye böyle yaptım. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir ve meyvelerden onlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler."
Mehmet Okuyan
Rabbimiz! Ben neslimden bir kısmını senin Saygın Ev'inin (Kâbe'nin) yanında, tarım yapılmayan bir vadiye yerleştirdim.[1] Rabbimiz! Namazı doğru kılmaları için (böyle yaptım).[2] İnsanlardan bir kısmının gönüllerini onlara eğilimli kıl ve ürünlerden onlara rızık ver![3] Umulur ki şükrederler.
Edip Yüksel
"Efendimiz, ben çocuklarımdan bazısını, Sınırlanmış Ev'inin yanındaki ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Efendimiz, onlar salatı gözetsinler diye... İnsanların gönüllerini onlara karşı sempatiyle doldur ve onları ürünlerle rızıklandır ki şükretsinler."
Süleymaniye Vakfı
Rabbimiz! Ben soyumdan bir kısmını senin dokunulmazlığı olan Beyt'inin[1] yanında, ekin bitmez, çorak bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz namazı düzgün ve sürekli kılsınlar diye (bunu yaptım). Sen de insanlardan kiminin gönlünü onlara meylettir ve onları birtakım ürünlerle rızıklandır[2]. Belki bu sayede şükrederler /görevlerini yerine getirirler.
Ali Rıza Safa
"Efendimiz! Aslında, Kutsal Ev'in yanında, ekin bitmeyen bir vadiye, soyumdan bir bölümünü yerleştirdim. Efendimiz! Namazı kılmaları için böyle yaptım. İnsanlardan bir bölümünün gönlünü onlara yaklaştır ve onlara geçimlik ürünler ver; böylece, belki şükrederler!"[184]
Mustafa İslamoğlu
"Rabbimiz! İşte ben, neslimden bir kısmını ekip-biçmeye elverişsiz bir vadiye, Senin Mukaddes Beytinin yanına yerleştirdim. Ey Rabbimiz, (bunu) kulluklarını yerine getirebilsinler diye (yaptım)! Artık insanların gönüllerini onlara meylettir; onları bereketli ürünlerle rızıklandır; umulur ki onlar da (bunun) şükrünü eda ederler!..
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey Rabbimiz! Ben, çocuklarımdan bir kısmını senin kutsal evinin yanındaki, ziraata elverişsiz vadiye yerleştirdim ki, namazı kılsınlar, ey Rabbimiz! Sen de insanlardan bazı gönülleri, onlardan hoşlanır yap. Çeşitli meyvelerle onları rızıklandır ki, şükredebilsinler!"
Ali Bulaç
"Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim; Rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım), böylelikle Sen, insanların bir kısmının kalblerini onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey Rabbimiz, ben çocuklarımdan bir kısmını senin Beyt-i Haram'ının yanında, ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Ey Rabbimiz, namazı kılsınlar diye; bundan böyle insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara doğru akıt ve onları bazı ürünlerden rızıklandır; umulur ki şükrederler.
Muhammed Esed
"Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını ekilebilir toprağı olmayan bir vadiye, Senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim ki, ey Rabbimiz, salatı devamlılık ve duyarlılık içinde yerine getirsinler; öyleyse, insanların kalplerini onlara doğru meylettir; ve onlara verimli, bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler.
Diyanet İşleri
"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler."
Elmalılı Hamdi Yazır
Yarabbena! Ben, zürriyyetimden ba'zısını senin beyti muharreminin yanında, ekin bitmez bir vadide iskan ettim, yarabbena! namazı ikame etsinler diye, bundan böyle insanlardan bir takım gönülleri onlara doğru akıt, ve onları hasılattan merzuk buyur, gerek ki şükrederler
Süleyman Ateş
"Rabbimiz, ben çocuklarımdan bazısını, senin Haram Evinin yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, namazı kılsınlar diye (böyle yaptım). Artık sen de insanlardan birtakım gönüllüleri, onları sever yap ve onları çeşitli meyvalarla besle ki şükretsinler."
Gültekin Onan
"Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim; rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım); böylelikle sen, insanların bir kısmının yüreklerini (efideten) onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler.
Hasan Basri Çantay
"Ey Rabbimiz, ben evladlarımdan kimini Senin mukaddes olan evinin yanında ekinsiz bir vadiye yerleşdirdim. Sebebi şudur ki, Rabbimiz, dosdoğru namaz (larını) kılsınlar. Artık Sen insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyl etdir. Onların şükretmeleri me'mul olduğu için kendilerini ba'zı meyvelerle rızıklandır".
İbni Kesir
Rabbımız; ben, çocuklarımdan kimini; namaz kılabilmeleri için, Senin mukaddes evinin yanında çorak bir vadiye yerleştirdim. Rabbımız; insanların gönüllerini onlara meylettir. Şükretmeleri için onları meyvelerle rızıklandır.
Şaban Piriş
-Rabbimiz! Ben çocuklarımdan kimini, namaz kılabilmeleri için Senin kutsal evinin yanında, ziraata elverişsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! İnsanların gönüllerini onlara meylettir, şükretmeleri için onları ürünlerle rızıklandır.
Ahmed Hulusi
"Rabbimiz. . . Muhakkak ki ben, zürriyetimden bazısını senin kutsal evinin yanında, ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. . . Rabbimiz, salatı ikame (sana yönelişlerinin getirisini) yaşasınlar diye! (O halde) insanlardan bazı hakikati idraka açık olan şuur sahiplerini, onlara meylettir ve kendilerini ilim ve marifetlerden rızıklandır. . . Ta ki değerlendirsinler, şükretsinler. "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'Rabbimiz, ben çocuklarımdan bazısını, Kutsal Evinin yanındaki ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, onlar namazı gözetsinler diye... İnsanların gönüllerini onlara karşı sempatiyle doldur ve onları ürünlerle rızıklandır ki şükretsinler.'
Erhan Aktaş
"Rabb'imiz! Gerçekten ben, neslimden bir kısmını sahipsiz, ekine elverişli olmayan vadiye; Beyt-i Haram'ın[1] yanına yerleştirdim; Rabb'imiz! Salatı ikame etsinler[2]. İnsanlardan bir kısmının gönlünü onlara yönelt. Ve onları kimi ürünlerle rızıklandır. Umulur ki onlar şükrederler."
Progressive Muslims
"My Lord, I have resided part of my progeny in an uncultivated valley near your Restricted Sanctuary. My Lord, so that they may hold the contact-method. So let the hearts of the people incline towards them and give provisions to them of the fruits that they may give thanks."
Sam Gerrans
“Our Lord: I have settled some of my progeny in an uncultivated valley by Thy inviolable house, our Lord, that they uphold the duty; so make Thou hearts among men incline towards them, and provide Thou them some fruits, that they might be grateful.
Aisha Bewley
Our Lord! I have settled some of my offspring by Your Sacred House in an uncultivated valley. Our Lord! Let them establish salat! Make the hearts of mankind incline towards them and provide them with fruits, so that hopefully they will be thankful.
Rashad Khalifa
"Our Lord, I have settled part of my family in this plantless valley, at Your Sacred House. Our Lord, they are to observe the Contact Prayers (Salat), so let throngs of people converge upon them, and provide for them all kinds of fruits, that they may be appreciative.
Edip-Layth
"My Lord, I have resided part of my progeny in an uncultivated valley near your Restricted Sanctuary. My Lord, so that they may hold the contact prayer. So let the hearts of the people incline towards them. Provide them with fruits that they may appreciate."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.